Travesti:  Istanbul - Ankara - Izmır - Antalya

En geniş kapsamlı Ankara, Antalya, Izmır, Istanbul vb. Şehirlerinde bulunan Marjinal Travesti blog portalı.

Bir Travestinin Öyküsü

Bu dünya içinde farklı bir dünyayı yaşayan travestilerin hayatından kısa bir kesit sunuyoruz sizlere. Bu yazıda bir travestinin öyküsü paylaşılıyor.

Ev arkadaşı aracılığıyla tanışan bir Ankara Travestisi. Arkadaşın adı Arven. Bir sohbet anında bu dünya içinde başka bir dünyayız sözü adlı bir kitaptan bahsediliyordu. Travesti ise kendisine sorulduktan sonra başlıyor hikâyesini anlatmaya. Gerçekte de bilindiği üzere yaşam dişi ve erkekler üzerine kuruludur. Peki, bunun yanında insanların ruh dünyaları nasıl kuruludur? Yaratışmış hiçbir insanın kopyası yoksa psikolojilerin de bir kopyası yoktur. Bu kişiler böyle uç hayatlar yaşamaya mecbur kalırken, herkesi karşısına alıyor ve dünyaya meydan okuyorlar. Bu cesaretin tanımını yapmak da güç olsa gerek? Erkekten erkeğe ve kadından kadına, farklı karakter ve huylar var ise, iyi ya da kötü insanların çürük çıkması da kaçınılmaz bir durumdur.

Böyle ya da buna benzer bir hikâyeniz yok ise, bu kişileri anlamak için onları dinlemek gerekir. Belki bir gün anne ya da baba olunca ihtiyaç duyabilirsiniz. En iyi psikolog ise, insanın en yakın arkadaşıdır

Bir travestinin yaşam standartları neye göre belirlenir?Günümüzde birçok kişi tarafından heteroseksüellik üzerine kurulu olduğu sanılan bu dünyada, bu konuda söylenen birçok söz var. Bu sözlerden hiçbiri ise ne keyfi olarak ne de düşündüğünüz kadar uzakta duruyor. Komşunuzdan tutun da yakın akrabalarınızdan olan aile bireyleri ya da oğlunuz veya kızınız ya da kuzeniniz? Ya da aynı çatı altında yaşadığınız en yakın olan eşiniz? Sonuç olarak bilen bilir ya da en sonunda bu durum öğrenilir. Bu yazıyı sizlerle tüm gerçekliğiyle birlikte anlatıyor olacağız.

aslında.
İlk sorular genelde ‘neden’ şeklindedir. Bu soruların ruha verdiği isyan ile derin bir sorgulama içerisine düşebilir insanlar. İlk ne zaman ne hissettim sorusuna ise verilen cevap genelde, ergenlik dönemidir. Bu kişide aynı yanıtı vermiştir. 13 ya da 14’lü yaşlarında. İşin özünde farklı olan durum ise; bu kişinin kendinden önceki arkadaşlarının ‘sende bir tuhaflık var, neden böyle narinsin ve kız gibisin’ benzetmeleridir. Yani kendinden önce çevrenin seni teşhis etmesi aslında çok acı bir gerçek ve üzücü bir durum olmuştur.

İlk olarak kabullenemeyen insan yine kendisidir. Daha sonra Neden? Ne söylüyor bunlar? Yıllar sonra sorgulandığında ise üzülerek hatırlanır bu anılar. Daha 6 yaşında olan bir insan. Yurtdışından tatile gelen komşusunun kendisiyle yaşıt olan oğlunun elinden tutmasıyla başlıyor her şey. ‘Hadi gel oynayalım’ diye çekiştirmesi sonucunda kendisini tuhaf hissetmesiyle başlıyor aslında tüm hikâye Ankara Travestisinde. Bu durum başka yerde yaşansa İzmir Travestileri, İstanbul travestileri diye de sıralanabilirdi.

6 yaşında bir çocuk nerden bilecek cinselliği ya da dişiliği? Fakat o yaşta bile insanın aşkı hissettiğine emin olunabilir.
Lise yıllarında ise girişken, tiyatro ve folklora merak salan bir kişilik. Ama çoğu zaman erkek rollerinin yerine kadın rollerindeydi gözü. Halk dansları çalışırken öğrendiği hareketlerden ve tiyatroda oynadığı rollerden ziyade, eve döndüğünde kadın figürlerini oynamak daha keyif veriyordu.
Daha güzel görünmek için sosyal hayatında bilinçli olarak yaptığı ve kadınsılık içeren ilk eylem ise gözüne kahverengi bir kalem sürmek olmuştu. Evden çıktığı an, sakladığı göz kalemini gözlerine hafifçe sürerdi. Okuldan çıkınca da Kızılay’da kafelerde zaman geçirirdi. Zeki Müren’i büyük bir keyifle dinlerdi. Bazen gay damgası yemiş ama gay olmadığını ispatlama çabasına düşmüştü. Fakat kızlarla biraz daha mesafeli olmaya başlamıştı. En yakın erkek arkadaşlarıyla samimiyeti artmıştı.

İçindeki korku ise ailesinin bu duyguları öğrenmesiydi. Eğer öğrenirlerse ne yapacaktı? Üniversiteyi kazanmasıyla birlikte saçlarını uzatan ve çaktırmadan sürme çekmeye devam eden bir kişilik olarak kendini daha iyi hissediyordu. İlerleyen zamanlarda İstanbul travestisi mi yoksa bir Ankara Travestisi mi olacaktı?
Kendine bir süre sonra bir arkadaş buluyor. Adı Tarık. İnanılmaz yakışıklılığı onu etkiliyor. Bu sıralar dj’lik yaparak oldukça ün sahibi olan travesti, zamanla konuşmalarının da ne kadar kibarlaştığının farkına varmıştı.
Aynı sene kız arkadaşlarında biri bir dergi çıkarmıştı. Dergide gay ve lezbiyen haklarıyla ilgili bir yazı dikkatini çekti. Daha sonra bir seminere katıldı ve galiba artık kendisini tanımıştı.

Sonunda maceralar gerçeğe dönülüyordu ve ilk defa kadın kıyafetleriyle dışarıya çıkmaya karar verdi. Topuklu ayakkabıların üzerinde ise hiç sendelemeden yürüyordu ve kıyafetiyle artık kendini mankenlere benzetiyordu. Travesti Arven daha sonra hayatı boyunca başka insanların mutluluğu adına nasıl yaşayabilir sorusunun cevabını aramaya koyuldu. Beterin beteri vardır ama nefsin ve keyfinde gıdaları çok çeşitlidir. Bir gün vazgeçsen de ertesi gün yine kendini, kendi isteklerinin doğrultusunda hareket ediyor olarak görecekti.

Travestilerin de inanç boyutu, korkuları ve aşkları var. Yine aynı anlamda aile diyalogları, sevinçleri, amaçları ve idealleri var. Tek bilinmeyen şey ise sonlarının ne şekilde olacağı. Travestilerin bir süre sonra artık kızlara hiçbir ilgi duymadığı ve kız gibi giyindikleri bir gerçek. Böyle bir durumun yaşanmasından sonra hangi meslekte çalışacaklarına ve aileleriyle nasıl oturacaklarına ise karar veremeden artık düşüncelerini yerine getirmek için hareket edeceklerdir. Bir dünyaya sığamayan ve kadınlara ilgi duymayan bu insanlar çoğu kez de sevilmek, korunmak ve sahiplenilmek ister. Hayatın kimseye eşit davranmadığı günümüzde Arven’e kim eşit davranacak ve kim onu sahiplenecekti?

Kıskanç travestiler ile ilgili yazımızı okumak isterseniz sizi şöyle alalım?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Travesti:  Istanbul - Ankara - Izmır - Antalya © 2019
error: Content is protected !!